Internet Reklamcılığı Kısa Tarihi Bölüm 3/3

Yaklaşık 3 aylık bir yazı dizisinin son bölümünü bulacaksınız aşağıda. Yazının 3-1 ve 3-2 bölümlerinde olduğu gibi bu son bölümünde de 2010 ve sonrasına yönelik görüşlerimi ve düşüncelerimi aktarmaya çalıştım. Ilgililere duyrulur.

Böylelikle Digitalage Dergisinde 3 sayı arka arkaya çıkmış olan yazı dizimin tamamını sizlerle paylaşmış oldum. Onlara da söz verdiğim üzere yazılarımı dergi dağıtımlarından çok sonra yayınladım.

IPTV konusu da form değiştirmiş olarak hayatımıza girmiş olabilir. 2008 senesinde Telekom’ un 40 milyon dolarlık bir yatırımı oldu. 2009-2010 da 160 milyon dolarlık yatırım daha yapılmış olacak. Özellikle hukuki düzenleme de uluslararası düzlemde yapılabilirse ve devlet regülasyonu söz konusu olursa IPTV’ nin tutmaması için hiçbir neden kalmaz. Bu konuda benim görüşüm biraz çekimser biraz da olumsuz. Sanki bunların altından kalkamayacağız, sonunda ortaya çıkan ürün de Dünya’ daki IPTV yapılarından çok başka ülkemize özgün bir formda olacakmış gibi geliyor. Benim yanılmam halinde (yanlış anlaşılmasın kişisel olarak çok yakından takip ettiğim ve inandığım bir konudur) reklam ve pazarlama anlamında birçok yenilik bizi bekliyor olacak.

Konvasiyonel mecra işleri yapan medya ajansları da yapısal bir değişiklik geçirecek. Ve internette yapabildiğimiz tüm reklam gösterim formatlarını uygulabiliyor olacağız. (ülke, bölge, şehir, semt, mahalle, site, hane, yaş, cinsiyet, eğitim durumu vb pekçok kritere göre, online ölçümleme olabilecek ve kişi isterse reklam seyretmeyecek ve dah birçok yenilik)

IPTV çok farklı gibi düşünülse de aslında televizyon ve internet mecralarının ortak kesişim kümesini oluşturuyor. Öylesine ilgi çekici bir konu ki, IPTV Derneği’ ni şimdiden kurduk ve bu konu hakkında önemli mesailer harcamaya başladık.

2010 ve sonrasında, İnteraktif reklam ve pazarlama iletişimi daha da derinlik kazanacak. Gelişen ve değişen teknoloji ve yazılımlarla daha analitik günler geçireceğiz. Ancak bu işi yönlendirecek olan kişilere bağımlılıklarımız da artacak. Herşey yazılımlarla kontrol edilse de interaktif reklam ve pazarlama iletişiminde daha insan odaklı bir süreç yaşanacak. İçinde bulunacağımız sosyo-ekonomik yapı ve kentleşme, sanal dünyayla birleşirken bizler daha yalnız bireyler olma yolunda ilerliyor olacağız. Bu nedenle yapmış oldukları işlerde insan ve ilişki odaklı olanların yükseleceği bir dönem yaşayacağız.

Gelişmeleri daha hızlı hatta anlık yaşamaya başlayacağımız bir döneme girmek üzereyiz. Kimbilir, şu an alternatifi olamaz dediğimiz hizmetlerin daha gelişmişlerini kullanıyor olabiliriz. Daha akıllı arama motorları, daha sosyal bir medya, daha elektronik bir ticaret, daha daha… Şimdi emniyet kemerlerimizi bağlayalım ve bu çok şeritli interaktif otobanda güvenli seyir etmek için elimizden geleni yapmaya çalışalım.



Leave a Reply