IPTV Gelecek Hayatımız Değişecek

15 Eylül 2008 tarihli IP dergisinde IPTV konusunda yapılan haberde Zap Medya Genel Müdürü Uğur Şeker‘in de görüşlerine yer verilmiştir. Konuyla ilgili olarak Uğur Şeker‘in IPTV konusu ile ilgili olarak yazmış olduğu metnin tamamı aşağıdaki gibidir.

Türkiye’deki IPTV hazırlıklarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu yeni sisteme yeteri kadar önem veriliyor mu? Türkiye’de IPTV’nin hayata geçmesinin önündeki engeller nelerdir? IPTV’nin Türkiye’deki geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye, nüfus yapısı gereği dünyadaki her türlü teknolojik gelişmeyi takip etmekte. %50’si 27 yaş altında genç bir nüfusa sahip olan ülkemiz, bence rüştünü internette göstermiş olduğu kullanıcı performansı ile ispatlamış oldu. Tabii işin sosyal boyutu hevesleri kabartsa da ekonomik boyutu çok da yeterli değil maalesef. Bir diğer olumsuzluk da özellikle yatırım ve pazarlama kararlarını veren kişilerin yeni gelişimlere göstermiş oldukları direnç.
Tüm bunların üstüne işin yasal ve hukuksal boyutunu da düşünmek gerekiyor. Bildiğiniz üzere ülkemizde pek çok site giriş yasaklı. Kimin ne zaman ne için kapatılabileceği ile ilgili olarak da yeterli yasal bir düzenleme bulunmuyor. Bugün ülkedeki büyük sermaye grupları da böyle bir yaptırımla henüz karşılaşmadıkları için konuyla göreceli olarak ilgileniyorlar.
IPTV yapısına da bence ilk etapta bu yönden bakılacaktır. Bugün konuyla ilgili olarak yasal bir düzenleme bulunmamakla beraber, yetki sınırları ve alanları da gizem taşımakta. Kuvvetle muhtemel RTÜK ve Telekomünikasyon Başkanlığı kapsamında bir yasal yönlendirici sistem inşa edilecektir. Bu iki kurum konuya geniş çerçevede bakmayı başarabilirse ve aktörleri işin içine katabilirlerse ki benim inancım bu uzlaşının olacağı yönünde, IPTV konusunda internetten daha hızlı bir şekilde yol alınabilir.
Altyapı konusunda ciddi yatırımlar olduğu söyleniyor. Ancak internet tv’lerde dahi bugün kullanıcı olarak yayın sorunları yaşamaktayız. Bu açıdan değerlendirildiğinde de konuya yeteri kadar önem verildiğini söylemek ne yazık ki biraz zor. Yapılıyorsa da çok fazla kamuoyuyla paylaşılmadığını belirtmeliyim.
2000′li yıllarda internet de yaygınlaşmaya başladığında benzer sorunlarla karşılaşmıştı. O günlerde 300 bin olan kullanıcı sayısı 25 milyonlara ulaşmış durumda. Bağlantı hızında 8 sene içerisinde 26 kbps lerden 2-4 MB lere geldik. VDSL 2 yapısı ile 30 ve üzeri MB ler zorlanıyor. Bütçe olarak bakıldığında ise bu denli bir gelişmeyi görmek ne yazık ki mümkün değil. IPTV de ülkemizde benzer bir seyir izleyecek diye düşünüyorum. İlk başta herkes internet bazlı düşünecek ve ciddi yatırımlar yapılacak. Aralarında doğru iş modeli kuranlar ayakta kalacak ve yollarına devam edecekler. Ve sonra iş daha da büyüyecek. Bugün Avrupa ve Amerika’da da benzer bir seyrin olduğunu görüyoruz. Şu aralar deneme yanılma metodları havada uçuşuyor.
IPTV’nin hayata geçmesi medya planlama sektörünü nasıl etkiler? Ajans yapılarında ne tür değişimlere sebep olur?
IPTV’nin hayata geçişi tabi ki altında yatan teknoloji gereği, TV reklamcılığını İnternet reklamcılığına kaydıracak. Bugün internet ortamında uygulanabilen reklam modellerinin tamamı bu ortamda da yapılabilecek tabii operatörün ebiliteleri doğrultusunda. TV’deki tek taraflı iletişim kırılacak ve interaktif bir ortam oluşacak. Tabii siz ne içerik verirseniz verin kullanıcının tek karar verici olduğu bir düzen olacak. Ama medya şirketlerinin bugün aslında kim olduklarını bilmeden ya da yetersiz örneklem kümeleriyle oluşturulmuş kutu ölçümleme tekniğiyle tahminlerde bulundukları kullanıcılar, IPTV?de karşımıza tanımlı kişiler olarak çıkacak. Yani biz IPTV’de reklam gösteridiğimiz kişilerin ya da hanelerin kimler olduklarını bilebileceğiz. Yaşları, cinsiyetleri, lokasyonları vb. Bu da aslında reklamı kime gösterdiğimizi biliyor olduğumuz anlamına geliyor. TV de bugün için de gereksiz gösterimler ve tekrarlarla aslında hedef kitle olmayan pekçok kişiye de reklam gösterimi yapılmakta. Bu verimsiz durum ortadan kalkacak. Sanırım bu biraz daha maliyetli bir durum olacak ancak çok yüksek verim sağlayacağı inancındayım.
Bu reklam gösterimleri de bugün internet reklamcılığında kullanılan adserver’ların kullanılacağı düşüncesindeyim. Yazılım olarak biraz farklı olacak belki ama temel işleyiş mantığı aynı kalacak. Aynı diziyi seyreden erkekler mavi reklamı görürken bayanlar pembe reklamı görecek. Biz bu kişilerin cinsiyet, yaş vb. profil bilgilerini gerçekten biliyor olacağız. Kaç sefer reklam göstermek istediğimizi tanımlayacağız. Hatta satın alma kararı verdirtebilirsek kaç tane satıldığını takip edebiliyor olacağız. Aynen internette olduğu gibi.
Bu noktada yaşanan en büyük sıkıntı, reklamveren ve medya ajanslarının interneti anlayamamasıydı. Uygulama ve deneyimleme fırsatını çok geç buldular. Öncelik hep TV’de oldu. İnternet en çok ölçümlenebilen mecra olmasına karşılık (istatistiki değil hem de fiili, gerçekleşenler üzerinden ölçümleme) hep karmaşık anlatıldı ya da hiç anlatılmadı. IPTV’nin de uzunca bir sure bu sorunu yaşayacağını düşünüyorum. Ancak internet kadar bir süreden de bahsetmiyorum.
IPTV medya planlama sektörüne nasıl fırsatlar sunacak?
IPTV’nin gündeme gelmesi enteresan bir şekilde internet sektörünün önünü açacak. Bugünlerde kaldıramayacağı kadar yatırım yapılan internet, IPTV’nin ciddi anlamda gündeme geldiği dönemde sanırım beklenilen sıçramasını yapacak. IPTV’ler yerine bugün halen mevcut olan ve yakın gelecekte daha da gelişecek olan internet tv’ler prim yapacaklar diye düşünüyorum.
Bu anlamda IPTV, iyi öngörü yapabilen, bunu adam ve altyapı anlamında donanımlayan medya ajansları için bir fırsat ve ciddi bir farklılaşma anlamına geliyor. Umarım medya ajansları bugün interneti ele aldıkları gibi bu konuyu da ele almazlar. Bugün bir bakıyorsunuz ki altyapı yatırımı bile yapılmadan ortaya çıkan kocaman global medya ajanslarının dijital departmanları 3-4 kişiden oluşuyor.
Bu işte uzmanlaşan ve yatırım yapan ajanslar farklılaşacak. Uzun solukta dijitalleşen dünyada da bir tek onlar ayakta kalacak. Stabil düşünenler bu gelişmelerin çok ama çok gerisinde kalacaklar.
Bu yeni sistem reklam veren için ne tür bir maliyet değişimine yol açabilir?
Yukarıda da bahsettiğim gibi daha hedefli bir gösterim yapılacağı için birim maliyetler biraz yüksek olabilir. Ancak verimin maksimum olacağı inancındayım. Tabi doğru kullanıcıya doğru şekilde kreatif gösterim yapılırsa.
KOBİ’lerin reklam veren haline gelmesine etki eder mi?
Her ne kadar birim maliyetlerde bir artış düşünülse de verimin maksimize olması bence KOBİ’leri IPTV’ye fena halde çekecek. Çünkü köşebaşındaki yeni açılan manav ilk olarak kendisini sadece o mahalleye tanıtma fırsatı bulacak. Ve ardından kişiye özel pazarlama stratejileri uygulayacak. Bugün internette bunun çok ciddi örneklerini görüyoruz, başarı örneklerini. İşin içinde TV de olunca daha bir cesur davranacaklardır.
IPTV’nin tivolardaki reklam atlama sorununa etkisi ne olur?
Eğer bu reklam anlamında bir sorunsa aynen devam edecek diye düşünüyorum. Çünkü IPTV’de TV den farklı olarak daha acımasız ve farklı bir kullanıcı köleliği mevcut. Bugün hiçbir TV kanalının gündeminde olmayan ‘User Generated Content’ anlayışını bence bir an önce anlamaya çalışmaya başlamalılar. Yayıncı, operatör, kullanıcıya reklam göstermek için onun faydasına olabilecek birşeyler sunmalı. Aksi takdirde kullanıcı, içeriği olabildiğince reklamsız izlemeye çalışacaktır.
IPTV için ajans olarak ne tür hazırlıklar yapıyorsunuz?


Bizim en önemli özelliğimiz tamamen bir internet ajansı olarak bu işe ilk başlayan olmamız. Dolayısıyla adaptasyon sorununu en az yaşayan yerlerden biri olacağız sanırım. Pekçok reklamverene bu konuda yol gösteren ve deneyimlerini paylaşan önemli adreslerden biri olacağımız inancındayım. IPTV’nin gelişimine paralel odaklanmayı düşündüğümüz bazı fikir ve projelerimiz var.
Bu konuyla iligli olarak şimdiden bazı yazılım çalışmaları üzerinde durmaktayız. Özellikle Avrupa?dan bazı ülkelerdeki IPTV gelişmelerini takip etmeye çalışıyoruz.
Değişimin anlık olarak yaşandığı bir dünyada biz de ajans olarak bu sürece elimizden geldiğince hızlı bir şekilde adapte olacağız.



Leave a Reply