Sandıktan İnternet Çıkacak Mı?

Uğur Şeker in 15 Ocak 2009 tarihli IP dergisinde “Sandıktan internet çıkacak mı?” haberinde kullanılan yazısının tam metni:

4 Kasım 2008 tarihinde ABD başkanlık seçimi gerçekleşti ve Barack Obama, başkan seçildi. Seçim sürecinde en çok merak edilen konulardan birisi de kampanyasının başarısına etki eden faktörlerin neler olduğu idi.  Bu faktörlerin başında internet geliyordu. 

2009 yılının Mart ayında yapılacak “Yerel Seçim” kampanyaları ise Türkiye’de start aldı.  Yakın zaman da klasik seçim yöntemleri kendini göstermeye başlayacak.  Konvoylar oluşacak, bangır bangır seçim şarkıları yükselecek, bayraklar havalarda uçuşacak…  Kimileri için bayram havası olacak bu propagandalar kimileri için ise görüntü kirliliği olarak eleştirilecek… Bu noktadan hareketle,

İnternet mecrasının  siyasi seçimlerdeki önemini örneklerle anlatır mısınız? 

Türkiye’ de, İnterneti, 2000 lerin başında yarım milyon kişi ya kullanıyor ya kullanmıyordu. Bugün bu rakam 22-25 milyon kullanıcı rakamına erişti. Aslına bakılacak olursa mecra artık rüştünü ispatladı diyebiliriz. Halen pekçok siyasetçi için keşfedilememiş bir icat olsa da internet milyonlarca seçmene akıllıca ulaşmanın önemli yollarından birisi. En son ABD seçimlerinde interaktif kampanyaların ne kadar önemli olduklarını hep beraber yaşadık ve gördük.

Obama, genel seçim stratejisinin içerisinde interneti çok ciddi bir şekilde konumlandırmaya çalıştı. Seçim sonuçlarına bakacak olursak bunda başarılı olduğunu da görmekteyiz. Özellikle seçmenle birebir iletişim kurulmasında çok önemli bir mecra olarak görüldü. Bunun sonucunda da hem oy hem de seçim için çok ciddi oranda bağış toplamayı başardı.

Günümüz Türkiye’ sinde, siyasetin ve siyasilerin en çok ulaşmak ve kendi saflarına çekmek istedikleri kitleler gençler. Türkiye’ deki internet kullanıcılarının % 70-75 34 yaş ve altında.  Aslında siyasiler interneti anlayabilse, anlamaya çalışsa onlar için çok büyük bir nimet olduğunu görecekler. 

Önümüzdeki yerel seçimler için partiler, aday adayları ve adaylar bu mecranın gücünün farkında mı?

Partiler bu gerçeği özellikle bir önceki genel seçimlerde gördüler. Hepsi kendince bir iletişim strateji içinde interneti de kullanmaya çalıştılar. AKP, CHP ve DP diğer partilere oranla daha yüksek bütçelerle kullanım gerçekleştirdiler. Ancak işi banner iletişiminin ötesine çok taşıyamadılar. Burada zaman kıstası da çok önemli bir parametre oldu aslında. Vekil listelerinin ve genel iletişim stratejilerinin gecikmesi daha farklı interaktif çalışmaların yapılmasına müsaade etmedi. Vakit olsaydı da yapılır mıydı? En azından bizim interaktif iletişimini yaptığımız partiler de bu niyet vardı, bunu da belirtmem lazım.

Genel seçimler parti merkezi tarafından kurgulanan ve yürütülen çalışmalar aslında. Bazı vekiller kendi kampanyaları için az da olsa interneti kullanmaya çalıştırlar. Yerel seçimler de ise tablo biraz daha farklı. Biraz daha bireysellik söz konusu. Bu durumun hem artı hem eksi tarafları var. Ben artı taraflarının daha ağır basmasını diliyorum.

Ancak genel bir değerlendirme yapmak gerekirse aday adayları ve adaylar, partilere göre internetin gücünün çok da farkında değiller. Ancak iyi niyetli girşimler olacağına eminim.

Seçim kampanyaları içinde interaktif mecranın yeri ne olmalı? Bütçe olarak bir yüzde verebilir misiniz? 

Normal bir iletişim stratejisi içinde, “gelişmiş” ülkeler diye tabir edilen ülkelerde, interaktif kampanyalar toplam bütçenin % 5-15 i arasında değişen oranlar almaktadır. Bu hedef kitleniz ve kampanyanızın amaçları doğrultusunda artabilir de.

Ben bugün bir partinin genel başkanı olsam, tüm aday adayları ve adaylardan bütçelerinin en az % 10 uyla interaktif kampanya kurgulamalarını isterdim.?

İnteraktif mecra diğer mecralarla karşılaştırdığında ne gibi avantajlar sağlar seçim kampanyalarında? 

En önemlisi genç seçmene, o partinin, teknolojinin ve gençlerin yanında olduğu mesajını verecektir. Şu ana kadar herhangi bir seçimde genç seçmene, onların girmiş olduğu sitelere banner reklam vermenin dışında özel birşey yapan bir parti olmadı.

Seçmenlerin ve seçmen bölgelerinin ihtiyaçlarının daha net saptanması, sorunların anlaşılması ve sorunların çözümlerine yönelik halkın da işin içine katılmasının önemli bir yolu interaktivite.

Bugüne kadar Türkiye’ de her siyasi ya da siyasi aday hep şeffaf hatta en şeffaf olduğunu söylemiştir. Bir siyasi gerçekten bu mesajı vermek istiyorsa bunu en etkin kullanabileceği mecra internettir.

Dezavantajları da var mı? Nelerdir ve nasıl avantaja çevrilebilir? 

En büyük dezavantaj, bu interakitiviteyi kullanacak olanların bu işin doğasına uzak insanlar olmaları. Tabiri yerinde olsursa “kaş yaparken göz çıkarmak” buna en uygun deyim olabilir. Bunu avantaja çevirmenin en önemli yolu interneti biraz anlamaya çalışmaktan geçiyor.

Buradaki en büyük ikinci dezavantaj forumlar ve yorumlar. Burada bu yorumların moderasyonu çok önem kazanıyor. Siz bir yandan yorumları almaya çalışırken isteğiniz dışında antipropaganda içeren yorumlar da forumlara düşebilir. Siz zaten bu işin yapılması için bir yığın para harcadım buna ek bütçe harcayamam derseniz işte orda sorunlar başlar.

Yaptığımız araştırmalarda Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olan yöneticilerin çoğunun bir web sitesinin bile olmadığını görüyoruz. Sizce bu mecra sayesinde gelecek oylara ihtiyaç duymuyorlar mı? 

Türkiye’ nin en büyük 500 firması içinde benzer bir tablo var. Geçenlerde TüiK açıkladı. Web sitesi olmayanlar, olsa da güncellenmeyenler, yurt dışına satış yapıp da yabancı dil seçeneği bulunmayanlar…

ne yazık ki bu aci bir ülke gerçeği. Dolayısıyla buna çok şaşırmıyorum. Herbirinin özellikle de bu mecradan gelecek oylara çok ama çok ihtiyaçları var. Sorun, yarınlarımızı yönetmeye aday olan siyasilerin bu gerçeği görememelerinde ve anlayamamalarında.

İnternet mecrasında etkili bir seçim kampanyası nasıl yapılır? Aday adayına ya da adaya  yararları nelerdir?  İnternet mecrasından seçim kampanyası yapmak için nasıl bir yol izlenmeli? Nelere dikkat edilmeli? Aşama aşama anlatır mısınız?

1.    Gerçekten interaktiviteyi bilen deneyimli bir kurumdan destek alınmalı
2.    İlgili internet sitelerinde banner reklamı yapılmalı
3.    Özellikle vermek istedikleri mesajlar için micrositeler bulunmalı
4.    Kurgu seçmenle karşılıklı iletişime açık olmalı
5.    Sosyal ağlar, o sosyal ağın dinamiklerine paralel olarak kullanılmalı
6.    Arama motorlarında etkin olunmalı, özellikle bölgesel parametreler düşünülmeli
7.    Tüm bu yapılacaklar internet dilinde olmalı
8.    Tüm bu yapılacaklar internetin yaratıcı doğasına uygun olmalı

Aday adayı ya da aday diğer çalışmalara ne kadar vakit ve emek ayırıyorsa bu çalışmaya da en az o kadar vakit ayırmalıdır. Siyasiler işin başında durunca bu mecranın dinamiklerini anlayacaklar ve bir daha ki seçimler için neler yapabileceklerini hayal edeceklerdir. Ben Türk insanındaki bu yaratıcı güce sonuna kadar inanıyorum.

Hangi partiler internet mecrasının gücünü anladı ve yatırım yapıyor? Bu aracı ne şekilde efektif kullanıyor? 

AKP ve DP başta geliyor. Çünkü bu iki parti ve özellikle DP seçim sonrasında da dönemsel olarak interaktif kampanyalar kurguladılar. CHP seçimlerde şöyle bir göründü ve kayboldu. Ancak Şişli başta olmak üzere bazı CHP li belediyeler kendilerine yönelik çalışmalar yaptılar.
DSP, MHP ve diğer partiler bu alana göze batacak yatırım yapmadılar. Tabi bunlar biraz da bütçe ve öncelikler işi. 

Partilerin bu aşamadaki kullanımları tanımlı bir efektiflikte olamadı. Ancak AKP için kurguladığımız seçim kampanyası tahminlerinde ötesinde büyük bir başarıya ulaştı. Bu çalışmada her seçmen grubu için farklı mesajları o seçmenlerin olduğu sitelerde yayınladık. Yaklaşık 300 ün üzerinde ve ek olarak çarpıcı interaktif bannerlarla görsel hazırlandı. Bu çalışmayla milyonlar tıklanma elde edildi. Bence çok dillendirilmese de AKP nin 2007 seçimlerinde özellikle gençlerden almış olduğu oylarda bu çalışmaların etkisi çok ama çok büyüktü.

Bir dönem kamuoyu araştırmalarına itibar edilmezken 2007 yılında yapılan siyasi seçimlerde AK Parti’nin bu alana yatırım yapmasıyla bu sektörün yıldızı parladı.  Yerel seçimlerde internetin yıldızını parlatacak, “E-SEÇİM”i gündeme sokacak bir gelişme olacak mıdır? 

Bunun henüz erken olduğunu düşünüyorum. AKP 2007 seçimlerinde interenete yapmış olduğu yatırımla çok önemli bir adım atmış oldu. Burada AKP nin genel stratejisini oluşturan Arter’ e de sektörün bir teşekkür borcu olduğunu düşünüyorum. 

Bunun devamını ilerleyen dönemde İSKİ, Ulaştırma Bakanlığı, İstanbul 2010, invest in Turkey, E-Devlet vb çalışmalarda interaktif kampanyalar olarak gördük ve görmeye devam ediyoruz. Bu yatırımlar henüz yeterli olmasa da e-seçim in de çok uzaklarda olmadığının önemli bir sinyali.


Sizin kuruluşunuz, siyasi partilerle çalışmak için bir takım adımlar attı mı? Onların kapılarını çaldığınız da ne tip sorunsallarla karşılaştınız?  

Biz ajans olarak bugün Türkiye’ nin en önemli en köklü interaktif ajansı olmanın yanında en deneyimli seçim ajansıyız. AKP(genel seçim ve sonrası), DP(genel seçim ve sonrası),DSP(miting çalışması) ve CHP(bazı belediyeleri) ile çalışma fırsatımız oldu. Özellikle 2007 genel seçimlerinde çok önemli ve büyük bir interaktif seçim deneyimi yaşadık. Şu an bazı görüşmelerimiz var ve olacak.

Seçim çalışmalarında partiler ya da adaylar için interaktif mecranın hangi alanları daha önemli? Sosyal networkler mi? Web sitesi mi? Search engine marketing mi? İlgili yerlerde bannerlarla yer almak mı? Adaylar nasıl bir mix’e sahip olmalılar? 

Bunu yukarda bir soruda açmaya çalıştım aslında. Kesinlikle bir mix olmalı. Bu hedef kitle, amaçlar, süre ve bütçeyle doğru orantılı bir yönlendirme olacaktır.

Sosyal networklerde adayların pek çok grubu olduğu görülüyor. Ancak kendilerinin yönettiği bir grup yok. Adaylar ya da partiler bunun farkındalar mı ve bu grupların gücünden nasıl yararlanabilirler? 

Biraz anlatmaya çalıştım ancak daha açmak gerekirse, siyasilerimiz henüz bu gücü keşfetmeye çalışıyorlar. Bu gruplar ve onların gücünden en başta sandıkta yararlanacaklardır. Ama önce bu dünyayı anlamak, bu dünyanın lisanından konuşmaya başlamak lazım, bunu öğrenmeye çalışmak lazım. Buna çaba sarfeden siaysiler, Lider özeliklerinin yanına bir altın bilezik daha takmış olurlar.



Leave a Reply