Evet Türkiye’nin resmi olarak internetle tanışmasının üzerinden 10 koca sene geçti. 12 Nisan Cumartesi günü saat 15:00 da TÜBİTAK salonlarında da kutlandı. 7-20 Nisan tarihleri arasında bir çok resmi ve özel kuruluşlarda konu ile ilgili paneller, çalışmalar ve beyin fırtınaları yapıldı. Sivil Toplum Örgütleri de çok faal bir şekilde, haftaiçinde ciddi etkinlikler gerçekleştirdiler. Dilerim ki Türkiye’de internetin önemi daha çok ve çabuk anlaşılır. Global olarak sanayi devrimi kadar özel ve önemli kabul edilen bu olaydan da geri kalmayız. Bu hızlı ve teknolojik dönüşümden de mahrum kalırsak internet sayfaları daha çok kararacak ve türlü eylemleri 468 x 60 pixel bannerlardan daha çok göreceğiz ve bannerlara tıkladıkça kalbimizdeki acıyı defalarca hissedeceğiz.
Kişilerin ve kurumların iletişim ve haberleşme özgürlükleri olan internet, demokratik olduğunu düşündüğümüz! ve gelişmiş toplumlarda, kullanılması özendirilen en önemli değerlerden biri halinde. Gelişmekte olan toplumlarda da durum çok farklı değil. Bulgaristan, Romanya… vb bizimle aynı ligde oynayan gelişmekte olan ülkelerde de internet kullanımı özellikle ucuz fiyat politikaları ile özendirilen bir süreç içerisinde yer almakta. Ancak bu durum biz de tabi ki farklı. En son olarak Telekom tarafından yapılan %17 lik gizli zamla, bu gelişme sürecinin önüne bir set daha çekilmiş oldu.
Sürekli gelen zamlar, istikrarı bir türlü sağlanamayan ekonomik ve siyasi politikalar bakınız halkımızı ne duruma getirmiş. Devlet İstatistik Enstitüsü’nün 1994 bölüşüm kalıplarını esas alarak, 2002 milli gelir gerçekleşmeleri üstünden yapılan hesaplamalara göre bir kısım ilginç sonuçlar ortaya çıkmıştır. Zaten bilinen bir tablo ama gerçekleri tekrar tekrar hatırlamakta fayda var. Çünkü milli gelirin ülke sathında nasıl ve ne oranlarda gelişmişlik düzeyiyle ilgili çok net resimler sunabilmektedir.
-2002 yılı için 180 milyar dolarlık milli gelirin 144 milyar doları 15 milyon haneye girerken, İstanbul’daki 2 milyon hane, gelirin yaklaşık 40 milyar dolarını aldı. Bu tüm milli gelirin yaklaşık %30 una denk gelmekte.
-Bu 40 milyar doların da %30 unu İstanbul’un ve Türkiye’nin en varklıklı 20 bin ailesi aldı. Daha netleştirelim: En varlıklı İstanbul’lu %1 lik kesimin geliri aylık 50 bin dolar, en yoksul %1 lik kesimin geliri aylık 150 dolar. Gelir farkı 332 kat.
Bu oranlar ve kıyaslamalar çok fazla çeşitlendirilebilir. Ama orta sınıfı koruyamayan ve yok eden bir yapının hala bulunuyor olması yarınlar için endişe verici.
Bu temelden hareketle internet kullanımının daha da ucuzlaması gerekliliği çok nettir. Bu haberleşme ve iletişim özgürlüğü hakkı tüm ülke geneline yansımadığı sürece E-Avrupa’ya entegrasyon konusunda doğabilecek sıkıntılar çok açıktır.
Ders1:İnternet bağlantısına zam yapmak hatadır, daha da ucuzlamalıdır. Belirli hizmetlerde bedava olmalıdır.
Konuyla ilgili başka bir araştırma yine çarpıcı sonuçlar veriyor bizlere. TİSK tarafından yapılan araştırmaya göre, Türkiye’de kentlerdeki evlerin %6.9 unda internet bağlantısı bulunurken, ülke genelinde ise konutların %3 ünde internet bağlantısı mevcut. OECD ülkelerinden bazılarının enden internete bağlanma oranları ise şöyle: Danimarka %59, Amerika %50.5, İsviçre %36.5, İtalya %18.8, Belçika %13.3, Meksika %2.8.
Ortalama olarak %25-30 düzeyinde bir bağlanma oranı söz konusu. Yine aynı araştırmaya göre internete 20 saatlik bağlanmanın maliyeti OECD ülkelerinde ortalama 56.4 dolarken, Türkiye’de bu rakam 54.1 dolar düzeyinde bulunuyor. Bilgi ve teknoloji öncüleri grubunda yer alan ülkelerde internete bağlanma maliyeti 30-37 dolar seviyelerinde.
Ders2: İnternet bağlantısına zam yapmak hatadır,daha da ucuzlamalıdır. Belirli hizmetler bedava olmalıdır.
Bu zammın nedenlerini düşünüyorum ki, bazı mizahi yaklaşımlar aklıma geldi ve bunları da sizle paylaşmak istiyorum. Aklıma gelen nedenler şunlar:
-Türk Halkı bilgilenmesin
-Aldığı bilgiyi paylaşamasın, iletişemesin
-Türk Halkı diğer zamların yanında bunu hissetmez zaten, bunu arada uygulamaya sokuverelim
-Gelişmiş bir toplum olmayalım ve gelişmeyelim
-Özellikle az kazananlar interneti hiç kullanmasınlar
-İnternet kullanımı yaygınlaşmasın
-Hatta internet diye birşey olmasın,zaten ne gerek var?
-Gençler internet üzerinden araştırma yapmasınlar, çünkü genç nesilin bilgi edinmesine gerek yok
-E-Avrupa entegrasyonu neymiş? Zaten birşey anlamadık
-KOBİ ler de E-Ticaret yapmasınlar, dünyaya açılmaya ne gerek var, kendi yağlarında kabrulsunlar.
-E-Türkiye dedik ama nasıl yapacağımızı bilmiyoruz ki.
Ülke gerçekleri ve dünyadaki yeni hareketlenmelerin bizdeki sinyalleri ne yazık ki hiç iç açıcı değil. Siyasi mekanizma ülke gerçeklerini inkar edermişcesine davranıyor hem de ne yaptığını bilmeden. İnternet yeterli kullanılamadan ve ülke genelinde bir kullanım yaygınlığı sağlanamadan hangi E-Devlet’ten bahsediyoruz. E-Devlet sistemlerini ve hizmetlerini, bizler kullanamayacaksak, kullanmamız engellenecekse, neden E-Devlet?
Hayatımızın pek çok evresinde her anında hissederiz herşeyin göründüğü gibi olmadığını. Özellikle bu konuda, umarım herşey göründüğü gibi değildir. İnternetin 11. yaşına gireği günde daha farklı ve daha güzel araştırma sonuçları paylaşma dileğiyle.












