Uygulanabilir Yaratıcılık Lazım

2006 yılı, online pazarlama konusunda geçtiğimiz senelere göre daha fazla gelişmelerin yaşandığı, bütçelerin arttığı bir yıl oldu. Siz yaşadığımız gelişmeleri nasıl görüyorsunuz?

Bütçelerin arttığı bir yıl oldu demek mümkün. Ancak bunun mecraya direk katkısı ya da beklenilen düzeyde bir katkı olup olmadığı bir bilinmezlik taşıyor, ve beklenen kırılmanın da ne yazık ki gerçekleşemediğini görüyoruz. Genel anlamda da reklam pastası dolar bazında sadece % 14 büyüme gerçekleştirebildi.

Sektöre yapılan yatırımların da yansıması aslında bu teşhisi biraz daha perçinliyor. Büyük yatırımlar halen daha yurt dışında gerçekleşenlerin yanında çok ufak kalıyor. Bu oransal küçüklüğün yanında yerel piyasayı da hareketlendirmekten oldukça uzak.

Online pazarlamanın geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Türkiye ve dünyayı kıyaslayınca nasıl bir tablo çıkıyor karşımıza?

Online pazarlama ve reklam gelişmiş toplumların artık vazgeçilmezlerinden biri. Bir kabul edilmişlik söz konusu. AB ye yeni dahil olan ülkelerde de durum farklı değil. Nedense ülkemizde bu gelişim firma bazlı olarak ya yapılamıyor (ekonomik nedenler) ya da cesaret edilemiyor (bilgi ve yönlendirme eksikliği).

Bu konuda yatırım yapması gereken firmalar da bu işi öğrenmek için ne zaman ne de bütçe ayırıyorlar..

Bu noktada mecranın yapması gerekenler olduğunu düşünüyorum. Sorun başka başka yerlerde aslında.

Web 2.0 online pazarlamayı nasıl etkiliyor?

Web 2.0 online pazarlama ve reklamı ne ülkemizde ne de dünyada henüz daha anlaşılabilmiş değil. Henüz daha yerleşik ve genel kabul görmüş, ölçülebilen bir metod oluşmuş değil.

Internetin henüz ilk yıllarında, herkesin web sitesi yapma ihtiyacının doğması gibi bir süreç yaşanıyor temelde. Ama paraya nasıl dönüşeceği konusunda halen daha ciddi bir belirsizlik var.

Reklamverenlerin internete yaklaşımlarında son yıllarda nasıl değişimler gözleniyor?

Eskisine göre daha olumlu. Ancak ortaya çıkan sonuçlar önemli olan. Reklamverenler tam bir online strateji oluşturamadan azami fayda sağlayabilecekleri sonuçlar istiyorlar.

Birşeyler yapmayi istemek ve nasil yapacağını bilmek ayrı durumlardır. Belki de sorun bu ayrımın farkındalığı ile ilgili olabilir.

Günümüzde yaşanan, kendisini tam olarak anlatamayan bir grup ve onu keşfetmeye çalışan başka bir grubun zaman zaman içine düşmüş olduğu çelişkileri içeriyor aslinda.

Markalar ve reklamverenler Web 2.0 çağındaki gelişmelerden yeterince yararlanabiliyorlar mı? Nasıl daha iyi yararlanabilirler?

Markalar ve reklamverenler ülkemizde, yurt dışında olduğu kadar şanslı değiller. Çünkü bu işler için ayrılmış ekipleri, bilgileri ve ar-ge başta olmak üzere yatırım yapabilecekleri bütçeleri ya yok ya da çok sınırlı. Belli bir kurguyu oluşturmak da ne yazık ki yatırımsız bir şekilde vücut bulamıyor.

You Tube’lar, Second Life’lar, podcastlar vb. yeni trendlere Türk reklamverenlerin bakış açısı nasıl? Önemlerini görmüş durumdalar mı? Bu gibi yeni uygulamalar, yeni trendleri reklamverenler nasıl kullanmalılar?

Bu yeni trend, şu an için farklılaşmayı tercih edenler için bir çıkış kapısı daha olarak değerlendirilebilir. Ancak yukarıda da değindiğim üzere bu toptan ele alınması gereken bir strateji. Ilk önce bu stratejiyi ve bileşenlerini çok iyi kavramak gerekiyor.

Bu trendleri iyi takip etmek ve değerlendirmek gerektiği muhakkak. Ve aslında kendi trendini belirlemek de bir başka çıkış kapısı. Ben Türkiye yi bu çıkış kapısına daha yakın görüyorum. Sektörün çözmesi gereken en önemli problemlerden biri de bu bence. Reklamverene çözüm oluşturabilecek çıkış kapılarının sayısı artmalı.

Online ortamda yeni trendler neler? Hangi araçlar, uygulamalar kullanımlarını ve önemlerini artırıyor?

2006 yilini aslında page skin vb sabit yayın modelli uygulamaların yılı olarak tanımlamak doğru olacak sanırım. Rotasyon/dönüşümlü yayın mantığının bir türlü yerleşememesinden kaynaklı bu durumu, internet reklamcılığı adına farklı bir politikayla bir nebze de olsa olumlu bir şekle dönüştürmeyi başarabildik. Aynen gazetelerde olduğu gibi yayın günlerini belirleyip sadece tek bir firmanın reklam çalışmasının orada yer almasını sağladık. Dolayısıyla reklamveren gün boyunca ve daha evvel kendisine ayrılan tarihlerde tanımlı alanda yer aldı.

Bunun dışında video reklamlar, oyun destekli kampanyalar ve data toplamaya yönelik akıllı projeler bu sene de trend olarak tanımlanabilir.

Sizce Türkiye’deki online pazarlamada yaratıcılık ne durumda ve yaratıcı işlerin sayısında artma gözlemliyor musunuz?

Yaratıcılık oldukça göreceli bir kavram. Ortak akılda ve genel beğenide bir fikir birlikteliği sağlayabilecek iş sayısı oldukça sınırlı. Dönemsel olarak şaşırtacak yaratıcı çalışmalara rastlamak mümkün.

Ancak online ortamda yaratıcılığın, “uygulanabilir” bir yaratıcılık olması çok önemli ve gün geçtikçe önem kazanmakta. Siz inanilmaz ses getirebilecek güzellikte bir iş çıkarabilirsiniz. Ancak online dünyanın kb ve pixel’leri çerçevesinde bunu hayata geçiremezseniz bunun hiçbir anlam ifade etmediğini göreceksiniz. Bu nedenle yaratıcılık konusunda bir gelişme olduğunu kabul edebiliriz. Uygulanabilir yaratıcılık konusunda kat etmemiz gereken çok ama çok uzun bir yol var.

Online pazarlama-reklam alanında yaşanılan sorunlar, çözümlenmesi gereken problemler var mı? Kimlerin neler yapması gerekiyor?

Yazının içerisinde değindiğim konular ve ek olarak ekleyeceklerimle başlıklar oluşturabiliriz :

- Online iletişimin parça parça değil bir bütün olarak ele alınması gerekliliği
- Bir online strateji oluşturulması
- Uygulanabilir yaratıcılık
- Online pazarlama-reklam konusuna vakit ve bütçe ayırma
- Mecra tarafında reklamverenin ihtiyaçlarına yönelik farklı çözümlerin oluşturulması



Leave a Reply